Serkan Ağar Türkiye Futbol Federasyonu TÜRK İDARE HUKUKU SİTESİ

Mevzuatımız uyarınca, otel, pansiyon, lokanta ve bar gibi işletmeler, umuma açık istirahat ve eğlence yerleri sınıfında yer alır. Umuma açık istirahat yerleri, kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi ve konaklaması için açılan yerlerdir. Bu işletmeler bakımından da Yönetmelik’te belirtilen şartların sağlanması zorunludur. İlaveten, bu işletmeler, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca da denetlenir. Bu sınıfta yer alan işletmelerde, kumar oynatılması; uyuşturucu üretilmesi, satılması; genel ahlâka aykırı paribahis oynatılması, film izletilmesi gibi eylemler yasaktır. Bu yasakları ihlal ettiği tespit edilen işletmeler, otuz günü geçmemek üzere faaliyetten men edilebilir. Sıhhi müessese sınıfında yer alan bakkal, market, büfe, kasap, manav gibi işyerlerinin, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alabilmeleri için, mevzuatta belirtilen tüm şartları bir arada taşımaları gerekir. Diğer taraftan, aranan tüm şartları sağlayan işletmeler, daha sonradan bu niteliklerini kaybedebilirler. Bu işletmeler hakkında daha sonradan denetim yapılarak, mevzuata uygun olmayan unsurlar ve eksikliklerin tespit edilmesi de mümkündür.

  • A) 36 ncı maddesinin beşinci fıkrasının (4) numaralı bendinin (cc) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
  • Daha sonra (1894) yine İngilizler, İstanbul’un Kadıköy yakasında futbol oynamaya başlamışlardır.
  • Maddesine göre “Herkesin yaşama hakkı yasayla korunmuştur.

Bu durumda araştırma süreci, ilgili kurum tarafından tamamlanana dek hesap blokesi kaldırılmaz. Terör suçları ile ilişkilendirilen kişilerin banka hesapları da devlet kurumları tarafından incelemeye alınıp bloke edilir. Mahkeme veya araştırma süreçleri tamamlandığında ise blokeler resmî kurumların ilgili bankaya yapacağı bildirimlerle ortadan kalkar. KYK borçları ise üniversite döneminde devletten alınan kredilerdir. Vergi dairelerinin ilgilendiği bu borç, e-Devlet üzerinden sorgulanabilir ve vergi dairesinde ilk taksidinin ödenmesi şartıyla yapılandırılarak taksitler hâlinde ödenebilir. Vergi dairesinde isteğe bağlı olarak peşin ödeme de kabul edilir. Hesap blokesi savcılık tarafından yürütülmüşse, bu durumda bloke, yalnızca savcılık tarafından uygun görülürse kaldırılabilir. Bloke, borç nedeniyle konulduysa ödeme konusunda tarafların anlaşmış olması gerekir. Blokenin kaldırılması için resmî bildirilere göre blokenin kaynağı olan borç yapılandırılır ya da belirli oranda yapılan ödemeler yapılır . İcra dosyasıyla ilgilenen avukatla görüşülerek anlaşmaya varılmalı ve anlaşmayla ilgili yazılı belge istenmelidir. Yazılı belge, icra dosyasıyla ilgilenen mahkemeye sunulmalıdır.

Soruşturma sonucunda Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilip, yüksek disiplin kurulunca bu teklifin reddi halinde, atamaya yetkili amir doğrudan bir alt ceza olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası veremez. Bu cezayı verebilmesi için disiplin kurulunun kararının da alınması gerekmektedir[372]. 477 SK’da düzenlenen bir disiplin suçunun işlediğini öğrenen disiplin amirinin, faili bizzat cezalandırması veya disiplin mahkemesinde kovuşturulabilmesi için suç dosyası hazırlayıp teşkilatında disiplin mahkemesi kurulan komutanlığa göndermesi gerekmektedir. Maddeleri disiplin amirlerine bu konuda takdir yetkisi tanımaktadır. Yukarıda, tek fiile tek ceza verilmesi ilkesi nedeniyle, bir disiplin suçuna sadece bir disiplin cezası verilebileceğini ya da bir adli suça sadece bir adli ceza verilebileceğini belirttik.

Bu cezalar ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilmek ve ilgilinin kuvvet komutanlığındaki dosyası ile kıta şahsi dosyasına konulmak ve siciline işlenmek suretiyle infaz olunur. – Mümkün olduğu takdirde, cezayı tek başlarına belirli bir hapis odasında geçirirler. “Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak” (657 SK m.125/E-j). “Özürsüz olarak 1 yılda toplam 20 gün göreve gelmemek” (657 SK m.125/E-d). “Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir nedene dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek” (657 SK m.125/D-m).

Maddesinde aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı düzenlenmiştir. Son fıkrasında sözleşmenin 15.maddesine göre bu hakkın sınırlandırılamayacağı belirtilmiştir. Maddesinde eşler arasında eşitlik ilkesi düzenlenmiştir. Buna göre evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi durumunda, kendi aralarında ve çocukları ile ilişkilerinde eşlerin haklar ve sorumluluklardan eşit şekilde yararlanacakları belirtilmiştir. Maddesinde adli hata halinde tazminat hakkı düzenlenmiştir. Davalı Devletin Mahkeme’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olması halinde, Komisyon ve/veya ilgili Sözleşmeci Devlet, raporun Bakanlar Komitesine gönderildiği tarihten itibaren üç ay içinde davayı, nihai ve bağlayıcı bir karar vermesi için Mahkeme’nin önüne getirebilirdi. Bireyler, davalarını Mahkeme’nin önüne getirme hakkına sahip değildi. Bir davanın Mahkeme’nin önüne getirilmemiş olması halinde, Bakanlar Komitesi Sözleşme’nin ihlal edilip edilmediğine karar verir ve uygun görürse mağdura “adil karşılık” ödenmesine hükmederdi. Bakanlar Komitesi ayrıca, Mahkeme’nin sonkararlarının yerine getirilmesini izlemekle görevliydi.

Zira bir kanunla, bir uluslararası andlaşma çatıştığında, kanunun önceki veya sonraki tarihli olmasına bakılmaksızın uluslararası andlaşma esas alınacaktır. Bu uluslararası andlaşmaların, Türk normlar hiyerarşisinde kanun üstü bir değere, dolayısıyla işlevsel olarak Anayasal değere sahip olması anlamına gelir[483]. Ek-4 no’lu protokol ise 16 Eylül 1963 tarihinde imzaya açılmış, 02 Mayıs 1968 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Maddesinde hiç kimsenin borcundan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı düzenlenerek bu hususta yasak getirilmiştir. Maddesinde ise serbest dolaşım özgürlüğü düzenlenmiş, düzenlemeye göre bir devletin ülkesi içinde usulüne uygun olarak bulunan herkesin orada serbestçe dolaşma ve ikametgahını seçebilme hakkına sahip olduğu belirtilmiş, herkesin kendi ülkesi de dahil olmak üzere herhangi bir ülkeyi terk etmekte serbest olduğu açıklanmış, 3. Avrupa Konseyinin amaçları arasında yer alan en önemli ilke; insan haklarının ve temel özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi olup, bu amaçla hak ve özgürlüklerin en etkin bir şekilde korunması amacı ile bir sözleşme hazırlanmasına başlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ortaya çıkmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olabilmek için aynı zamanda Avrupa Konseyi üyesi olma koşulu getirtilmiş, Avrupa Konseyine üye olabilmek için ise insan haklarını korumanın alt yapısına sahip olma koşulu aranmıştır.